Günaydın


Türkiye Solu.Sen uyurken, imalattan orak ve çekiç silindi. Şaşırma bu kadar. Ford seri üretim modelini buldu. Bilgisayar sistemleri gelişti. Post-fordist üretim modeline geçildi. Hatta pazarlama bile fakültelerde ayrı bir bilim olarak tanımlandı.
Sen uyurken, toplumsal sınıf olarak burjuva silinmek yerine güçlendi.
Sen uyurken, sınıf tanımlamaları yeniden yapıldı. Devrim yapacağını sandığın işçi sınıfı ikiye bölündü. Mavi ve beyaz diye ayırdılar. Önceleri dediler ki, beyaz yaka sen memursun; mavi yaka sen işçisin.
Sen uyurken, işletmeler ulusal pazar hakimiyetini, uluslararası pazar hakimiyetine yükselttiler. Öyle ki, artık devletler istedikleri pazara sahip değilse, o devletlerin pazar yapılarının değişmesi için siyasi lobiden sakınmıyorlar.
Sen uyurken, dünya, bu büyük şirketler tarafından sömürüldükçe, sömürüldü. Wallerstein adında biri çıktı ve dedi ki, “çevre ülkelerinin sefaleti, merkez ülkelerinin sefahatini sağlar.“
Sen uyurken, Hegel’in temelini attığı, Marx’ın mantık odaklı yaklaşımında sezgisel olarak ortaya döktüğü artı değeri, Gramsci’nin hegemonya kavramı ifade etti. Güç hegemon içine gizlenirken, hegemonun tek olmadığı fark edildi.
Bu arada, iyi bir uyur-gezer olduğunu itiraf etmem gerek. Neden dersen, senin uyuduğunu az kişi anladı. Benim gibi birkaç arkadaşınsa, uyanman için etiket üstüne etiket yemeye devam ediyor.
Uyur-gezer halinle yaptıklarını anlatacak olursak, işçi hakkını koruma için kurduğun sendikalara sarı sendikacılık egemen oldu. O ne dersen, sendikanın adamları işçiyi işverene sattı. Yani tebrikler, yeni dünya köleliğini modernize ettin.
Uyuyor olmandan mütevellit, ortalığı Osmanlı hülyalarına gebe olanlar ele geçirdi.
Başka neler oldu dersen, o beyaz yakalıların işçi olduğunu gösteren kimse olmadı, onlar da memurun çalışacağı ayın maaşını alan adam olduğunu unuttular ve kimliksiz işçiler olarak iş dünyasında tutunamayanlara yeni bir grup oluşturdular.
Senin uyur-gezer halin, Osmanlı hülyalarına sahip olanlar gibi. Aynı derecede dogmatik. İlerlemeyi red etti hep. Beyaz yakalıları kürek mahkumu olarak çalıştıran işletmelere gık diyecek yapılanmayı kurmadın. İşin kötüsü sahip çıktığın mavi yakalılara sahip çıkmayı bile unuttun.
Şimdi hala, eleştiri oklarını sosyal modeli devreye sokmak isteyenlere hiç çekinmeden saplarken, kime hizmet ettiğini görmez haldesin. Oysa Osmanlı Hülyalılar, huşu içinde çığırmanı izliyorlar.
Günaydın tekrar. Bu sabah mahmurluğun uzun sürdü ama hadi, kalk artık. Dünya’nın senden öğreneceği çok şey var.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seasider: My First Photography Collection is On OpenSea

Istanbul

Hileleri ile 1 Kasım