100’lük Hakem


Galatasaray’ı ve Galatasaray taraftarını bir Fenerbahçeli olarak, verdikleri mücadeleden dolayı yürekten alkışlıyorum.Ne yazık ki, Norveçli şirketlerin bundan sonra Türkiye pazarındaki işinin oldukça zor olduğu kanaatindeyim.
Zira, Türkler özellikle Galatasaraylı Türkler için, dün akşamdan bu yana Norveç’ten iyi balıkçı çıkabileceği ancak iyi hakem çıkmayacağı fikri şiddetle savunulur oldu.
Norveçli balıkçıların elleri için ürün üreten Norveçli kozmetik ve estetik ürün firmalarına, Türkiye’den dünyadaki Pazar paylarını arttıracak önerilerin de yakın zamanda yükseleceği görüşündeyim.  İgili ürünlerin Ar-Ge departmanları Norveç’e özel inovatif ürün fikirleri için sosyal medyadan Türkleri takip etmeli.
Norveçli hakemler için kaliteli lens, inovatif bakarsak, dürbünlü lens, sporcu verilerini anında göz önüne getiren lens tasarlanabilir.
Norveçli hakemlerin, günlük hayatlarında Türkler kadar futbolla haşır neşir olduklarını da düşünmüyorum. Dolayısıyla aslında Norveçlilerde futbol sosyal bilincini de genişletmek gerek. Bu sosyal bilincin yaratımı için aynı firmalar, balıkçıların kullandığı el kremlerinin içine sarı kart – kırmızı kart kullanım kılavuzu ekleyebilirler. Böylece Norveçli hakemlerin günlük rutin içinde gözlüklerle beraber uygulamaları gereken kurallar hakkında yaşayarak öğrenme deneyimleri geliştirilebilir.
Cüneyt Çakar ile Norveçli Svein Moen’in yaptığı hataları mukayese ettiğimde, arada uyrukları dışında bir fark göremiyorum ancak Çakar’ı yerden yere vuranların, Moen’i alkışlamasını ve savunmasını anlamsız buluyorum. Avrupa’nın kural kuraldır tavrı, neden hep ulusal seviyede güçlüdür ve uluslararası düzeyde zayıflar?
Oyunlar ve oyun kuralları toplum yapılarını mukayese etmenize imkan sağlayan, toplum üzerine düşünmenizi geliştiren sosyal deneylerdir. Ne yazık ki, dün akşamki Galatasaray-Real Madrid maçında deney sahasındaki denekler, kültürlerinden bağımsız olarak, klancılık örneği sergilemişlerdir.
Trilyon dolarlık spor klübü karşısında oynayan ve milyar dolarlık bir takım olan Galatasaray, eksik adaletle sahada mücadele vermiş olsa da, geldiği yer ve takım oyunu ayakta alkışlanmayı hak etmektedir.
Norveçliler hakemlerindeki uluslararası oyunlarda adil ve eşit yaklaşım problemini nasıl çözer bilemem ama bu çözümün içinde kreme ya da gözlüğe ya da yüzlüğe ihtiyaç duyarlarsa, Galatasaraylıların seve seve göndereceklerine eminim.
Üzülerek gördük ki maç şu tezahüratta ifade edildiği gibi geçti:
“Hakemin gözüne gözlük, UEFA’nın cebine 100’lük!”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seasider: My First Photography Collection is On OpenSea

Istanbul

Hileleri ile 1 Kasım