Bir Atasözü - Körle Yatan Şaşı Kalkar
ABD, birilerini kınamış. Bunlar da sözde sert çıkmış.
Mesele mi ne?
Vaad edilmiş toprakları almak ve o toprakta tek devlet, tek millet olmak isteyenlerin global hedefli politikaları.
Meseleyi terimsiz anlatınca aslında her şey ayyuka çıkıyor.
BOP’un Ortadoğu Başkanı olan AKAPO, BOP’un global başkanı sözde kör olan ABD ile yatmış olacak ki, bugünlerde şaşı bakıyor.
Malumunuz, geçtiğimiz günlerde Kürecik radarını konuştuk. Bir de arada Antep’e füze yerleştirildi. NATO’dan bunları korusun diye askerler geldi. Hatta, bizim askerler onların kamplarına alınmadı, alınmıyor. Yere dikkat edin: askerimizin giremediği toprak; Türkiye toprağı.
Gerçi alıştık zaten, Millet’in Vekillerini de kamplara almıyorlar. Halktan gizledikleri ayyuka çıkmasın diye, ama elin adamı yapıyor işte o kamplardan röportajları. Bangır bangır duyuruyor Dünya’ya olup biteni.
Kürecik ve Antep toprağına konan “savunma” amaçlı bu alet ve hırdavat işte o global dediklerimize Suriye ya da İran saldırırsa, tespit edilsin diye kondu. Kullanıldı da ama biz pek duymadık.
Koyduk diye kira aldığımızı sanıyorsanız, öyle sanmayın sakın. Dayılanmaları gibi, yalandan yapıyorlar çoğu anlaşmayı, millet çıkarı falan masal onlara. Milleti olmayanın millet çıkarından haberi olur mu?
Tabi bir de, bunların söylediği laf Obama’ya ulaşana kadar tanımsız gürültü oluyor. Kulaktan kulağa oynarken, sondakinden alakasız bir laf çıkar ya. İşte aynen öyle bir şey oluyor. Bunlar buradan efeleniyorlar, ses Obama’ya gidene kadar kısılıyor zaten.
Neden mi?
Memleketteki basının özgürlüğü ancak kulaktan kulağa oynamaya yetecek kadar. Bu arada, kulak demişken, ona da güvenmeyin. Maazallah dinleyiverirler. Onun sonucu da hiç parlak olmaz. Milyonlarca sayfalık iddianameye sahip sahte davaların bir köşesine de sizi tutturuverirler.
E, napalım?
Korkalım mı?
Hayır, korkma. Biz Halkız. Büyük düşün!
Vaad edilen toprağa ihtiyacın yok senin, o toprağın 1923’ten beri sahibi sensin, bunun ispatı da Türkiye Cumhuriyeti yazan nüfus cüzdanında, kayıtlı olduğun ilde, ilçede değil.
Sonra şunları da hatırla, seni ve o toprağı devletten bile koruyan ilk yasaları halkın partisi çıkardı, adalet halkla geldi bu ülkeye.
Halkın partisi iki dudak arasında keyfe keder yargılanmadan bıkan tebaayı , Türk Halkı çatısında birleştirdi ve bağımsız mahkemelerle adalet getirdi.
Cam, dokuma, kağıt, şeker, çimento, silah, uçak, jilet, maden işletmeleri ve daha nice fabrikayı da CHP kurdu.
Birincinin faturası, Halk’ı perişan etti diye, İkinci Dünya Savaşı’nın en büyük tehdidi olan Hitler’den aileni o sağır CHP’linin diplomatik politikaları korudu.
Dedeni esir kamplarından itibarını iki paralık etmeden alıp getiren müzakereleri de aynı CHP’li yaptı. Boyun eğmedi: ne bölücüye, ne himayeciye, ne istilacıya.
Darbelere komünist sayılma etiketine rağmen itiraz edenler, yine CHP’liydi.
İnanmıyorsan, oku. Turan Güneş’i, Bülent Ecevit’i, İbrahim Öktem’i ve diğerlerini çünkü CHP Kurultay zabıtları bile Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tahrip edilemeyen kanıtlarıdır.
Bugün satılan binlerce kurum CHP’nin eseridir, tıpkı çok partili hayat gibi.
Türkiye’de 63 yıllık çok partili hayat sürecinde, muhafazakar ve liberal sağ 48 yıla hükmetmiştir. Her iktidarlarında ise, CHP’nin kurduklarını birilerine Halk çıkarını düşünmeden peşkeş çekmişlerdir. Bu 48 yıl içinde, her uzun süreli iktidarda kendilerini Hitler sanmışlardır ve Türk Halkının özgürlüğünü, geleceğini hiçe saymışlardır ancak bu sefer, Türkiye kendi kaderine sandıkta hükmedecek bilince sahiptir.
Hayalperestlerin padişahlık hayallerine de, hanedanlık heveslerine de yem edeceği bir tek kuruşu daha yoktur.
İşte bu yüzden, Türk Halkı, Halk’ın Partisi ile yani CHP ile geleceğine yakında yeniden hükmedecektir çünkü CHP Türkiye’nin aynasıdır.
O aynada emir Halk’tan gelir çünkü er olan da, adil olan da, Halk’tan olan da CHP’dir.
CHP Halkın Kurtuluşu’dur. Dün, yarın ve daima.
Mesele mi ne?
Vaad edilmiş toprakları almak ve o toprakta tek devlet, tek millet olmak isteyenlerin global hedefli politikaları.
Meseleyi terimsiz anlatınca aslında her şey ayyuka çıkıyor.
BOP’un Ortadoğu Başkanı olan AKAPO, BOP’un global başkanı sözde kör olan ABD ile yatmış olacak ki, bugünlerde şaşı bakıyor.
Malumunuz, geçtiğimiz günlerde Kürecik radarını konuştuk. Bir de arada Antep’e füze yerleştirildi. NATO’dan bunları korusun diye askerler geldi. Hatta, bizim askerler onların kamplarına alınmadı, alınmıyor. Yere dikkat edin: askerimizin giremediği toprak; Türkiye toprağı.
Gerçi alıştık zaten, Millet’in Vekillerini de kamplara almıyorlar. Halktan gizledikleri ayyuka çıkmasın diye, ama elin adamı yapıyor işte o kamplardan röportajları. Bangır bangır duyuruyor Dünya’ya olup biteni.
Kürecik ve Antep toprağına konan “savunma” amaçlı bu alet ve hırdavat işte o global dediklerimize Suriye ya da İran saldırırsa, tespit edilsin diye kondu. Kullanıldı da ama biz pek duymadık.
Koyduk diye kira aldığımızı sanıyorsanız, öyle sanmayın sakın. Dayılanmaları gibi, yalandan yapıyorlar çoğu anlaşmayı, millet çıkarı falan masal onlara. Milleti olmayanın millet çıkarından haberi olur mu?
Tabi bir de, bunların söylediği laf Obama’ya ulaşana kadar tanımsız gürültü oluyor. Kulaktan kulağa oynarken, sondakinden alakasız bir laf çıkar ya. İşte aynen öyle bir şey oluyor. Bunlar buradan efeleniyorlar, ses Obama’ya gidene kadar kısılıyor zaten.
Neden mi?
Memleketteki basının özgürlüğü ancak kulaktan kulağa oynamaya yetecek kadar. Bu arada, kulak demişken, ona da güvenmeyin. Maazallah dinleyiverirler. Onun sonucu da hiç parlak olmaz. Milyonlarca sayfalık iddianameye sahip sahte davaların bir köşesine de sizi tutturuverirler.
E, napalım?
Korkalım mı?
Hayır, korkma. Biz Halkız. Büyük düşün!
Vaad edilen toprağa ihtiyacın yok senin, o toprağın 1923’ten beri sahibi sensin, bunun ispatı da Türkiye Cumhuriyeti yazan nüfus cüzdanında, kayıtlı olduğun ilde, ilçede değil.
Sonra şunları da hatırla, seni ve o toprağı devletten bile koruyan ilk yasaları halkın partisi çıkardı, adalet halkla geldi bu ülkeye.
Halkın partisi iki dudak arasında keyfe keder yargılanmadan bıkan tebaayı , Türk Halkı çatısında birleştirdi ve bağımsız mahkemelerle adalet getirdi.
Cam, dokuma, kağıt, şeker, çimento, silah, uçak, jilet, maden işletmeleri ve daha nice fabrikayı da CHP kurdu.
Birincinin faturası, Halk’ı perişan etti diye, İkinci Dünya Savaşı’nın en büyük tehdidi olan Hitler’den aileni o sağır CHP’linin diplomatik politikaları korudu.
Dedeni esir kamplarından itibarını iki paralık etmeden alıp getiren müzakereleri de aynı CHP’li yaptı. Boyun eğmedi: ne bölücüye, ne himayeciye, ne istilacıya.
Darbelere komünist sayılma etiketine rağmen itiraz edenler, yine CHP’liydi.
İnanmıyorsan, oku. Turan Güneş’i, Bülent Ecevit’i, İbrahim Öktem’i ve diğerlerini çünkü CHP Kurultay zabıtları bile Türkiye Cumhuriyeti tarihinin tahrip edilemeyen kanıtlarıdır.
Bugün satılan binlerce kurum CHP’nin eseridir, tıpkı çok partili hayat gibi.
Türkiye’de 63 yıllık çok partili hayat sürecinde, muhafazakar ve liberal sağ 48 yıla hükmetmiştir. Her iktidarlarında ise, CHP’nin kurduklarını birilerine Halk çıkarını düşünmeden peşkeş çekmişlerdir. Bu 48 yıl içinde, her uzun süreli iktidarda kendilerini Hitler sanmışlardır ve Türk Halkının özgürlüğünü, geleceğini hiçe saymışlardır ancak bu sefer, Türkiye kendi kaderine sandıkta hükmedecek bilince sahiptir.
Hayalperestlerin padişahlık hayallerine de, hanedanlık heveslerine de yem edeceği bir tek kuruşu daha yoktur.
İşte bu yüzden, Türk Halkı, Halk’ın Partisi ile yani CHP ile geleceğine yakında yeniden hükmedecektir çünkü CHP Türkiye’nin aynasıdır.
O aynada emir Halk’tan gelir çünkü er olan da, adil olan da, Halk’tan olan da CHP’dir.
CHP Halkın Kurtuluşu’dur. Dün, yarın ve daima.
Yorumlar
Yorum Gönder
Call me. ;)