2 Mayıs
Diktatöre teslim edilmiş bir ülkenin bayram sabahı sonrası ilk sabahı.
Çaresizlik, umutsuzluk her yerde.
Para mı?
%70 için sıkıntılı halde. Bazıları içinse hayal bile değil.
Gelecek umudu kalmayan insana, hangi vaad umut olur ki?
Şehirler geçiyorum.
301 Somalı.
300 Spartalı filminin de etkisiyle, algı üretmek için gerçek sayının saklandığı ve kahramanlık algısını hakim kılmak için jöleli kurabiye ekibince icad edilen kelime grubu olmaktan ibaret olsaydı keşke.
Paralel evren mantığı ile bakarsak, kainatta bir yerde, 11 gün sonra bu ülkede en az 200 aile babasız, oğulsuz ya da eşsiz kalacak. Bugünün zamanında ise 11 gün sonra, 301 maden şehidi anılacak.
Boş söze gerek yok, Ermenekli bir kadının söylediği ve benim aklımda 9 aydır her gün çınladığı gibi: "Ateş düştüğü yeri yakıyor!"
Tekmeci yalakalar ordusu, haysiyetsiz haysiyetliler ve ırkından utanan soysuzların ırk simsarlığı altında ezilen yine işçi yani toplumun en altındaki sen-ben olarak, hediye ettikleri bayramdan bir şey anlamadan, hatta doğru dürüst yaşamadan ateşin düştüğü yer olarak yanmaya devam ediyoruz.
Madende öldürülen o insanlarımızın ailelerine teselli olarak ne söyleyebilirim bilmiyorum ancak onlar için 11 gün sonra ağlamaya başlayacak simsarlardan değilim. Hala içim yanıyor.
Dilerim, insanlığımızdan utandırılmadığımız günler gelir ve adalet bu topraklarda yeniden kaybettiği yerini bulur.
Çaresizlik, umutsuzluk her yerde.
Para mı?
%70 için sıkıntılı halde. Bazıları içinse hayal bile değil.
Gelecek umudu kalmayan insana, hangi vaad umut olur ki?
Şehirler geçiyorum.
301 Somalı.
300 Spartalı filminin de etkisiyle, algı üretmek için gerçek sayının saklandığı ve kahramanlık algısını hakim kılmak için jöleli kurabiye ekibince icad edilen kelime grubu olmaktan ibaret olsaydı keşke.
Paralel evren mantığı ile bakarsak, kainatta bir yerde, 11 gün sonra bu ülkede en az 200 aile babasız, oğulsuz ya da eşsiz kalacak. Bugünün zamanında ise 11 gün sonra, 301 maden şehidi anılacak.
Boş söze gerek yok, Ermenekli bir kadının söylediği ve benim aklımda 9 aydır her gün çınladığı gibi: "Ateş düştüğü yeri yakıyor!"
Tekmeci yalakalar ordusu, haysiyetsiz haysiyetliler ve ırkından utanan soysuzların ırk simsarlığı altında ezilen yine işçi yani toplumun en altındaki sen-ben olarak, hediye ettikleri bayramdan bir şey anlamadan, hatta doğru dürüst yaşamadan ateşin düştüğü yer olarak yanmaya devam ediyoruz.
Madende öldürülen o insanlarımızın ailelerine teselli olarak ne söyleyebilirim bilmiyorum ancak onlar için 11 gün sonra ağlamaya başlayacak simsarlardan değilim. Hala içim yanıyor.
Dilerim, insanlığımızdan utandırılmadığımız günler gelir ve adalet bu topraklarda yeniden kaybettiği yerini bulur.
Yorumlar
Yorum Gönder
Call me. ;)