Greve Selam: Metal İşçisi Grevde!
"İş, Ekmek, ÖZ - GÜR - LÜK!"
Dün Gebze tarihi bir gün yaşadı.
Türkiye'deki il ve ilçelerin aksine, Gebze yabancı ve yerli sermaye yatırımı ve geliri bakımından, Türkiye'deki tüm illere tek başına kafa tutabilecek tek ilçedir.
Gebze Ticaret Odası'nın AKP eliyle kapatılmak istenmesi ve Kocaeli Ticaret Odası'nı bölgede tek hakim kılmak istemesi de, Gebze'nin elindeki bu kozu sıfırlamak isteği ile yakından alakalıdır.
Malum, biz Gebze'yiz. Çoğuna göre varoştur adımız. Bizim için adı yurttur 34.5 - 41.5 arası.
Bir sanayi şehri olarak, Gebze sessizdir. Geçim sıkıntısı sokaklardan; otobüslere, minibüslerden fabrikalara her yanı sarmıştır.
Dün bu şehirde tarihi bir vaka oldu: Doğu, Batı, Kuzey, Her Yön GREV!
Bu tarihe şahitlik edenler arasında Türkiye'nin Dünya Ekonomisindeki gururu ve şimdilerde CHP Kocaeli vekili olan Hurşit Güneş, HDP ve ÖDP gibi partilerin liderleri vardı.
Sabah, işçilerin "Açlıktan Ölmeyiz, Biz Bu Yoldan Dönmeyiz" sloganları Tübitak dahil Gebze'yi inletiyordu. Feniş'teki kalabalık ise muazzamdı. E-5 kapandı. İşçiler "Ölmek var, dönmek yok" sloganları ile İstasyon ve Osman Yılmaz'daki sağır sultanları bile duyar hale getirdi. TAYSAD Organize San.'deki grev ise, DİSK Genel Başkanı Kani Beko liderliğinde bir araya geldi. İşçiler çiftetelli ile greve başladı.
Gebze Cumhuriyet Meydanı ise tam anlamıyla: "Ana-Baba Günü" yaşadı. Direnen Ülker İşçileri, Maltepe İşçileri, hepsi, Metal işçisine destek verdi.
MESS'in dayatmalarına dur diyen işverenler de oldu ve MESS'ten önemli üye ayrılıkları yaşandı. Tabii sanmayın ki DİSK bu durumda etkili olmadı. Geçmiş deneyimi ile DİSK hedefe işvereni değil, işverenin kalesi MESS'i koydu ve mücadeleyi buradan başlattı. Böylece, Kani Beko liderliğindeki DİSK Birleşik Metal-İş sendikası ile yine Türkiye genelinde, tarihi bir greve imza attı.
Beko ve Birleşik Metal İş Başkanı Serdaroğlu, geçen gün yazdığım ve elektronik kölelik dediğim, banka sistemi kullanılarak oluşturulan, işçiyi beyaz ya da mavi yakalı olmasına bakmaksızın hiçe sayan sisteme ve bu sistemin ürettiği gelir adaletsizliğine karşı açılmış, haklı ve onurlu isyanda kendilerine yakışanı yaptı.
Bugün ve dün basında DİSK ve Birleşik Metal-İş aleyhinde haberler çıkıyor.
Metal işçisinin onurlu grevi hakkında kötü haberler yaptıranlar, sarı sendikacıları severler. Bir işçinin çoluk çocuğunun on adamın rantı için hiçe sayılması ve o birin, koltuk sevdalısı 10a feda edilerek, işten atılması, onlar için temizliktir. Kalan binlerin içinde sesi çıkan bir tane daha 1 çıkarsa, onu da attırırlar. Lakin onlar yeri geldiğinde, bir yalaka için, 15'i de işten attırmayı marifet sayarlar.
DİSK'e ve Metal İşçisinin onurlu duruşuna karşı kötü haber üretenler ve bu greve destek vermeyen ya da destek verilmemesi için çalışanlar, işçinin dostu değil, despotun dalkavuğudur. Demokrasiden anladıkları ise yedikçe doymadıkları koltuklardır ve işlerine yaradığı kadar demokrattırlar.
Beko ve Serdaroğlu gibi liderler artık az bulunuyor memlekette. İşçileri masada satmaktansa, koltuk ve makam kaybetmeyi tercih ederek, işçiyle omuz omuza vererek yürümeyi koltuklarından daha çok seviyorlar. Metal işçisi de haklı olarak bu ahlaklı duruşun yanında duruyor.
Dün, memleketim Gebze, onurlu metal işçileri ve adaletten yana olanları ağırlarken, her zamankinden daha güzeldi çünkü bu ocak ayında yakılan direniş ateşi, ocaklar tütsün diye!
Onurlu ve haklı insanlar meydanda; yalan haberlere rağmen direniyor, sen hala yalanlara mı inanıyorsun?
Yorumlar
Yorum Gönder
Call me. ;)