Rosetta & Philae'ye Mutluluklar!

Sevgili Rosetta,

Dünyadan 10 yıl ayrı kaldıktan sonra Philae'ye kavuşmana çok sevindim.

Lütfen üslubuma gülme. Malum sen giderken de baskıcı, otokratik bir iktidar vardı bizde.  Hala öyle. Gerçi o günlerde bunu fark eden kişiler olarak son derece azdık. Şimdi gözü biraz daha açıldı insanların...

Şimdi, burada, 67P desem, Stephan Ulamec desem, yazıyı okumadan tüyecek okurlar. :) Proje detaylarına girsem, zaten otomatik olarak beni darbeci ilan ederler.

12.11.2014 tarihinde gerçekleşen tarihi "kavuşma" anınıza bile, naklen şahitlik edebilmemiz, oldukça zor oldu. Malum bizde bir buçuk yıldır keşfedilmiş bir "penguen medya" atağı var.

Gündemimiz onlar sayesinde, kaçak saray - veresiye saray ekseninde akıp, gidiyor. Senin projene ortak olan devletlerse, günlerdir bizimle dalga geçiyor. Kolomb'un Küba'da keşfettiği camii masalını yazan adamı devlet adamı sayan bizlere karikatürler eşliğinde gülüyor. Senin görece itibarlı saydığın devlet artık yok...

Yani senin anlayacağın, bizler için sen gibi devasa projeler, maalesef hala hayal ve senin gibi kusursuz insan yapımı makinalara, ancak masal kahramanı gibi bakabilecek entelektüel argümana sahibiz. Zira, senin ya da "sevgilin" Philae hakkında konuşan hiç bir bakanımız olmadı lakin radikal dinci hocalar konuşmadan duramadı:

"Öğrensen nolcak, zaten sen öğrenene kadar kıyamet kopacak, bana 100.000 dolar ver, sana ne olduğunu söyleyeyim" dediler senin sayende yapılacak keşifler için. Bozondan haberi olmayan adama foton desen ne, atom desen ne?

Tabi babası sıfırlama uzmanı olanın, hocası da paragöz oluyor. Hadi dünya malına olan heveslerini anlıyorum da, bilimsel bilgiye ukalalıklarını anlayamıyorum hala. Hasta olduklarında, en iyi tedaviyi almak için senin gönderildiğin ABD'ye giderler ancak iş, bilimsel bilginin Türkiye'de geliştirilmesi olunca, sadece lak lak yaparlar.

Rosetta, bu satırları okumak için uyandığında, lütfen güneş panellerindeki solar hücrelere kısa devre olmasına izin verme. :) İnsanoğlu ilk kez sen ve Philae sayesinde, Güneş'e senin veri gönderebildiğin son noktaya kadar yaklaşmış olacak.

Oluşturulan pek çok parça altı fizik teoremi, senin göndereceğin bilgiler dahilinde daha öte bir noktaya taşınabilecek belki ve bugün o paragöz hocaların kendilerini tedavi ettirmek için koşa koşa gittiği Amerika'daki ve dünyadaki sağlık teknolojileri,tüm diğer teknolojiler gibi, uzay çalışmalarının yan ürünleri olarak geliştirilmeye devam edecek.

Cern Deneyi ardından geliştirilen ürünler gibi, binlerce yeni ürün insanların kullanımına sunulacak. Bugün insanlık için hayal olanlar, yarın biriken bilimsel bilgi ile mümkün olabilecek.

Dün koca koca makinalarda radyasyon alan insanlar için bugün Cern sayesinde, kanseri tetiklemeyen cihazların geliştirilmesi gibi ya da bugün Avustralya'da kullanıldığı gibi, stetoskop benzeri cihazlarla damar görüntülemelerini yaptırarak, gereken tedaviyi uygulatabildikleri gibi, uzay araştırmaları sayesinde, daha geniş gözlem yapma imkanları için tasarlanacak yeni lensler ve yeni güç teknolojileri ile insanlık bilme yarışındaki koşusuna, hayat standartını yükselterek devam edebilecek.

Senden daha iyi makinalar yapma tutkusuna sahip ülkeler ve mühendisler ise, senin gönderdiğin verilerle belki de karadeliklerin tümüyle aydınlatılmasını sağlayacak bilgileri bulacaklar.

Dünya silah sanayi de aynı şekilde bu bilgiler ışığında, dönüşecek. Lakin, insanlık fikrinin evrenselleşmesi ve kozmopolitizmin baskın hale gelmesi için hala dünya olarak çok gerideyiz. Üstelik bu geriliğin beslenmesi, seni uzaya göndermeye, bizi de açık hava hapishanesine benzer bir ülkede yaşamaya itiyor. Senin imalatının ucuzlaması için, dünyanın bir kısmının hala savaşması ve az eğitimli olması gerekiyor çünkü bu bor madenlerinden, cam sanayine, makine endüstrisine uzanan ve dünyayı çepeçevre saran bir büyük hikaye.

Dilerim, özgürlük ve insanlık, senin girdiğin uykudan çıktığın zamanda, girdiği bu dilsiz ve kör dehlizden kurtulmanın yolunu bulur.

İyi dinlen, bizim için hep çok önemli olacaksın.

Sevgiler,

Bir geri kalmış ülke vatandaşı




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seasider: My First Photography Collection is On OpenSea

Istanbul

Hileleri ile 1 Kasım