Titan

Titanların yaşadığı çağların ardından yeryüzünde yeni bir yaşam başladı diye Herodot gibi kaleme almak istediğim satırlar da yok değil lakin Titanlar o mitolojik zamanlardaki efsanelerinden sonra Türkiye'de en yakın 1990'lardaki saadet zincirlerinde görüldü.

Dün kıymetli hocam, Emre Kongar, Cumhuriyet Gazetesi'ndeki köşesinde yeni bir kavram tanıttı sosyal bilimcilere. "Ahlaksız Cehalet Sarmalı" adını verdiği bu kavram ile günümüzdeki Siyasal Titan Saadet Zinciri'nin yapısını ve işleyişini netleştirmiş. Merak edenler buradan Emre Hoca'nın yazısına direk ulaşabilirler.

Yazıyı okuduktan sonra kafamda şöyle bir soru canlandı, cahilliğin ahlaksızlığı, ahlaksızlığın cahilliği ile kromozon serilerindeki adenin - timin, guanin- sitozin sistemi gibi eşleşiyorken, bu mekanizmayı hiç düşünmemiş birine nasıl anlatabilirim? Emre Hocamın belirttiği tarım, kent, kır çelişkilerinin dışında söylenebilecek tek şeyin Gramsci tarafından söylendiğini düşünüyorum. 

Gramsci der ki, geçmişin pozitif değerlerini bugünün pozitif değerleri ile birleştirip geleceğe aktaramazsak, oluşacak şey yamalı bohçadır. Ahlaksız cehalet sarmalının ürettiği şey tam da bu yamalı bohça durumuyken, toplumda aydına ve sivil toplum yapılarına önemli görev düştüğünden bahseder yine Gramsci. Entelektüelin ne olduğuna dair yorumlarda tek l midir çift l midir tartışması yapa dursun bir grup aydınımız, entelektüelin çıkara satıldığı her durumda (buna adenin dersek), sarmalda çıkarı gasp edilen diğer bir grup (buna da timin diyebiliriz) ile sarmalın basamaklarıve basamak içi güç dengesi kurulur. 

Dengenin yok olması eğitimle yayılan yeni ahlaksız cahilliğin halkın geleneksel değerlerini batıllaştırma yoluyla dejenere etme yeteneğine bağlıdır. 

Her durumda sarmal bir çıkmaza sahip olduğu için yok olacaktır ancak yok olduğunda ayakta kalmanın yolu da iyi olan değerleri bugünün kötü örneğinden çıkardığımız dersler ile birleştirerek iyi olan değerleri üretmek için sonraki nesle aktarmamızdan geçer. 

Bu aktarım ancak kültürle olur. Eğitimle olur. O halde Hababam'da Mahmut Hoca'nın dediği gibi her yer okuldur. İyilerin cesaretle çıkıp kendi değerleriyle yaşamlarına devam etmeleri de bu aktarımın bir parçasıdır. 

Mevlana der ki, cahil kimsenin karşısında kitap gibi sessiz ol. Ancak ahlaksız cahilliğin çağında, doğayı korumak bir kitap olma biçimidir. Esnerken ağız kapatmak bir kitap olma biçimidir. O kıza laf atan zibidiye "ayıp, ayıp" diye kınama yapmak bir kitap olma biçimidir. Ahlaksız cahillik kendince dinden imandan söz ederken, "ilim kendini bilmektir" demek bir kitap olma biçimidir. Asık suratlı zorbalık ve güleryüzlü sahtekarlık çağında, "Doğru, dürüst insan" olarak yaşamak kitap olmaktır. 

İşte o yüzden aylardır "Diren" diyor Emre Hoca. 





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seasider: My First Photography Collection is On OpenSea

Istanbul

Hileleri ile 1 Kasım