Yemek

Yüzlerce yeni tarif.

Zaman mutfakta nasıl geçiyor anlamıyorum.

O kadar sinir bozucu ki her şey, sinirlerim artık dayanmıyor.

Madeni su basıyor, insanlar içeride boğularak can veriyor. Bu ölümün bedeli günlük 5 TL.

Lafa gelince, maden işçisine 5 TL neden yetmesin diyenler, Cumhuriyet tarihinin en yüksek bütçeleri ile bize beylik taslıyor.

Validebağ Korusu'na ille de Cami yapacağız diye tutturanlar, İstanbul'un son orman alanlarını yandaşlarına peşkeş çekmek için dini yine ranta alet ediyorlar. Olan bizlerin çocukluk hayallerine oluyor. Hababam Sınıfımız çalınıyor; ortak duygularımız, ortak bilincimiz temizlenmeye çalışılıyor.

İzmir'in rant tacirleri, nikah memurlarının görevlerini ellerinden alıp, 91 yıl önce kurulan Cumhuriyet'in en önemli kazanımını, tek eş ile evlenme hakkını kadınların elinden alacak uygulamaların sinyalini veren tekliflere imza atıyor. Diyorlar ki, nikahı imam kıysın. Kendi nikahından endişesi olanların aklı evvelliklerine, çıt çıkarmadan bakmamız için her yerde karşımıza şiddetle çıkıyorlar.

Özelleştirdikleri postane şubelerinin merkezden uzak olanlarında, kadınları ve erkekleri ayrı ayrı gişelere alarak işlem yapıyorlar ve halkın hali, bunu düşünecek halde değil. Faturayı ödeyebilmek, çocukları okula yetiştirmek, evin işlerine yetişmek ve alınan üç kuruşu boğaza yetirebilmek kaygısı ile kuşatılmış halkımız... Sesini duyan, bakışını gören yok.

Böyle bir rezalet, ne Dünya tarihinde, ne de Türk Tarihi'nde yok zaten.

Teröristin özerklik ilan edip, kurtarılmış bölge olarak ablukaya aldığı topraklarımız ve orada bulunan halkımız için politika üretmesi gerekenler, hala görevlerinin ne olduğunun idrakında olmadan, ağızlarından köpükler saçarak "Esed" diye dursun ya da öylece sussun, hırsızlar, kendilerini aklamak için polis ve asker operasyonlarına devam ediyorlar.

Devletin malı deniz, yemeyen domuz düsturu çerçevesinde, ağacımı kesme diyene plastik mermi ve biber gazı ile polisi saldırtanlar, bebek katiline sekreterya kuruyor. O sekreterya, ilk demecinde, öldürülen askerlerimiz için "misilleme" yaptık diyor.

Genel Kurmay, Cumhuriyet değerlerinin öneminden dem vuruyor, askerimiz Suriye sınırına yığılmaya devam ediyor ve bu delilik ortamında, evlilik programları ve yandaş haberler ile kanallar işgal edilerek, tüm basın susturulup, insanlara salak muamelesi yapılmaya devam ediliyor.

Ben mi?

İşte bu şartlar altında, hala sana ve ülkeme aşığım ve aklımı yitirmeden yaşamaya çalışıyorum. Zira yegane servetimiz olarak sadece akıllarımız kaldı elimizde.

91. yılımız kutlu olsun. Yemek mi? Tüm ülkemiz yenilirken, yemek yenebilir mi?






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seasider: My First Photography Collection is On OpenSea

Istanbul

Hileleri ile 1 Kasım