Kayıtlar

Ocak, 2014 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Allah'a İnanmak

En çok beğendiğim Kur'an Meali, Elmalılı Hamdi Yazır'a aittir. Hacdan dönenlere Arap şeyhlerinin ya da prenslerinin hediye ettiği Kur'an mealleri ile mukayese ederseniz,  inancın sömürülmesini Türkçe mealler üzerinden net olarak görebilirsiniz. Hiç kimsenin Tanrı ile olan diyaloğu şahsen beni ilgilendirmez. Ne var ki, Allah'a inanlara bir tek tavsiye sunmak isterim. İlk emre uyun. Okuyun. Özellikle Türkçesini de okuyun. Allah’ı tek dil bilir gibi anlatanlara inat, Allah’ın herkesi her dilde duyabildiğine inanarak okuyun. Zira, inandığımız Allah, kendisinin bizim özelliklerimizin ötesinde olduğunu her fırsatta bildirir. Kanaatimce, Arap Prenslerinin kendi hallerini meşrulaştırma ideolojileri ile ayrıldığında, başka bir İslam var ve o İslam, cemaati de, şeyhi de, batılı da reddediyor. Kadın ile erkeği ayırıp, sömürmüyor. Kulu, köle kılmıyor ve sosyal adalete inanıyor. Bugün dillerinde namaz olanların, ceplerinde akrep var. Sadece biri bile adam gibi ze...

Unutulmasın!

# Gezi 'den sonra hiç 1 şey aynı olmayacak dediğimizde, dersimizi aldığımızı söylediğimizde inanmamışlardı. Bu memleket bilir haini, unutma! # Gezi ulusumuzun insanlık için atılan çığlığıdır. Partiler üstüdür ve kimliği “insan” onurudur. Bunu ister bilmişlik taslayarak aydınlanma dönemi hümanizmi ile mukayese edin, isterseniz, globalleşme sürecindeki anti-küreselleşme karşıtı eylemlerin Türkiye ayağı sayın, isterseniz sadece çevre hareketi olarak değerlendirin. Lakin bu en basit tanımı ile evrensel insan hakları beyanı ekseninde toplanıp, modernleşme ve post-modern toplum evrelerinden geçmiş, devlet üstü insan algısının parçasıdır.                 Gezi için mağdurun partisi yoktur. Bugün mağdur edilen # MHP 'den önce, işini yapan bir vatandaştır. Cengiz'in mağduriyetinin bedeli yoktur çünkü “can” tüm inançlarda kutsaldır ve “cana kıymanın” telafisi ve affı yoktur. Bu ülkede adalet ve eşitlik...

Yaşamak İçin Sen Varsan, Ben Burdayım!

Bu ülkede, ilk dış borç, Menderes hükümeti zamanında alınmıştır. Kabataslak düşünürsek, son 68 yıldaki borç sağ iktidarların yolsuzluklarının bedelidir. Yani, bugün kimimizin çıldırarak, kimimizin inşallah, maşallah diyerek görmezden gelerek izlediği yolsuzluklar neticesinde, evlatlarımıza ödettiğimiz borç, bazı siyasilerin ticari ahlaksızlığının toplamından ibarettir. Böyle bir ticari ahlaksızlığı bir esnaf yapsaydı, hapiste olurdu. Ailenizden biri yapsa, aile içine çıkamazdı. Mesele siyasetçi olunca, mesele de dokunulmaz görünüyor. Peki gerçekten öyle mi? Siyasiler içindeki yiyici kadroların, ceza görmemesi, yüce divanda aklanması ya da medyadan uzaklaşması, yolsuzlukların toplumsal hafızada uzun vadede unutulmasına neden olmuştur. Günümüzde, bazı aklı evveller (yetmez ama evetçiler, akiller ve bazı marjinal sol demagoglar), demokratik yapı içindeki çözüm mekanizmalarını geliştirmek yerine demokrasi dışındaki sistemlerin kuralları ile Türkiye’yi konuşuyorlar. Son dönemin...

Balyozun Özeti

Bir askerden rütbesini alabilirsiniz ancak bir çocuktan babasının babalık hakkını alamazsınız.  Balyoz babalardan aslında çocuklarına ait olan bir hakkı alarak ceza usulünde bile sakatlığı olan bir dava haline dönüşmüştür. Bu operasyon ve ardından görülen dava sonucu sanıklara verilen ceza, sanıkların çocuklarından "babalık hakkını" almıştır. Sanığa değil, sanığın yakınına verilen ceza, adalet değil kasıtlı "ZULÜM"dür.